arşiv

0, 2009 için arşiv

Aylar ve Anlamları

Cumartesi, 10 Oca 2009 yorum yok

Olay, Sezar döneminde geçiyor.

Julius Sezar, takvimdeki karışıklıkları çözmesi için Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes’e emir veriyor.
o zamanlarda 1 yılın 365 gün 6 saat sürdüğü biliniyor.

Sosigenes de çözüyor :
HER YIL 365 GÜN ÇEKECEK.
HER YILDAN 6 SAAT ARTACAK.
ARTAN SAATLER 4 YILDA BİR TAKVİME EKLENECEK VE O YIL 365 + 24 SAAT = 366 GÜN OLACAK.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Yıldırımlar Nasıl Oluşur?

Çarşamba, 07 Oca 2009 yorum yok

Yıldırım Nedir?

Havanın iyi bir iletken olmaması bünyesinde yüksek gerilimli bulutları oluşturur. Fiziki sebeplerden ötürü, bulutun yüklenmesi sırasında yere yakın olan kısmi negatif değerle şarj olmuştur (%85 ihtimal). Bu sırada yer de bulut boyunca pozitif yüklenir. Bazı koşullarda bunun tersi yüklenme de olabilmektedir (%15 ihtimal). Fırtınanın artmasıyla buluttaki negatif yük oranı ve buna bağlı olarak da yerdeki pozitif yük ayrışması hızlanarak devam eder. Bulutla yer arasındaki potansiyel fark arttıkça aradaki havanın da delinmesi kolaylaşır ve belli bir değerden sonra havanın delinmesiyle oluşan iletken kanal boyunca buluttan toprağa veya topraktan buluta deşarj baslar. Bulutla bulut arasında olan deşarja simsek ve bulut – toprak deşarjına ise yıldırım denir.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Tarihte kayıtlı ilginç ölüm çeşitleri

Salı, 06 Oca 2009 yorum yok

Atilla :
Attila’nın ordusu MÖ 450 ye kadar Moğolistan’dan Rus İmparatorluğunun sınırlarına kadar Asya’nın tamamını fethetmişti. Gerdek gecesi burun kanamasından ölmüştü.
MÖ 453′te genç bir kızla evlenmişti. Savaş meydanlarındaki ünlü şiddetinin tersine, şölenlerde az yiyip içmeyi adet edinmişti. Düğün gecesi bu âdetini bırakarak tıka-basa yedi ve kafayı buluncaya kadar içti. Gecenin bir saatinde burnu kanamaya başladı, ancak bunu fark edemeyecek kadar sarhoştu. Kendi kanıyla boğuldu ve ertesi sabah ölü bulundu.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Deniz Neden Mavidir?

Pazartesi, 05 Oca 2009 yorum yok

Su renksiz ve saydam ve bir sıvıdır. Ancak beyaz renkteki bir küvete veya havuza doldurulan suyun aldığı renkten de görüldüğü gibi, kalın tabakalar halinde yeşil-mavi bir renk alır.

Denizin mavi renginin sebebi, gökyüzünün renginin mavi olmasıyla aynıdır ama sanıldığı gibi gökyüzünün maviliğini yansıttığı için deniz mavi renkte görülmez. Aslında atmosferde mevcut, azot, oksijen, karbondioksit gibi bütün gazlar deniz suyunda da bol miktarda bulunurlar.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Grip Aşısı Kalp Krizinden Koruyor

Pazartesi, 05 Oca 2009 yorum yok

Grip aşısı yaptıran kalp hastalarında kalp krizi kaynaklı ölüm oranı düşüyor. Diyabet, kalp yetersizliği gibi kronik hastalığı olanların aşı yaptırması öneriliyor

Araştırma sonuçlarına göre kalp rahatsızlığı olan ve grip aşısı yaptıran kişilerde, kalp krizinden kaynaklanan ölüm oranları yarıya düşüyor. Dolayısıyla grip aşısı yaptıran, kalp hastalığı bulunan kişiler kalp krizi risklerini de ciddi oranda azaltmış oluyorlar. Diyabet, kronik kalp yetersizliği gibi kronik hastalığı olanların ve 50 yaş üstü kişilerin her yıl mutlaka grip aşısı yaptırması öneriliyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Utku Zor konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Kereviz Mucizesi!

Cumartesi, 03 Oca 2009 yorum yok

Tabiat ana kerevize neden bu kadar çok cömert davranmış? Hiçbir sebzede bu kadar çok değişik biyolojik aktivite gösteren etkin madde yoktur.

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Değerli okuyucu, hep düşünmüşümdür, neden kerevizde, kimyası birbirlerinden bu kadar farklı madde bir arada toplanmıştır diye… Neden başka hiçbir sebzede bu kadar farklı madde yok? Tabiat ana kerevize neden bu kadar çok cömert davranmış? Hiçbir sebzede bu kadar çok değişik biyolojik aktivite gösteren etkin madde yoktur.
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse de damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı, ender tüketilen bir sebzedir. Kerevizin kendine özgü kokusu içerdiği phthaliden maddesinden kaynaklanmaktadır.
Kereviz, karaciğerin bilinen tüm sebzeler içerisinde birinci sırayı alan dostudur. Kerevizin bu özelliğinden dolayı yerini hiçbir sebze dolduramaz. Kan dolaşımının, sindirimin, kan pıhtılaşmasının, hormon dolaşımının ve de pek çok biyokimyasal reaksiyonların oluşmasında (metabolizma) rol oynayan ve destek çıkan organımız karaciğerdir. Kısaca, karaciğer çok yönlü işlevi olan bir organımız. Bu çok yönlü işlevlerinin olması nedeniyle de karaciğerin sağlıklı çalışması büyük önem kazanmaktadır. İşte kerevizin karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışmasındaki etkinliği hiçbir sebzenin yerine getiremeyeceği bir özelliktir. Siroz hastaları için kereviz mükemmel bir destekleyicidir.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Soğukta yüz felcine dikkat!

Cuma, 02 Oca 2009 yorum yok

Soğuk havalarla birlikte yüz felci riskinin arttığına dikkat çekilerek, dışarı çıkarken mutlaka atkı ve bere takılması önerildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Alper Şener, soğuk havalarla birlikte yüz felci riskinin arttığına dikkat çekerek, dışarı çıkarken mutlaka atkı ve bere takılmasını önerdi.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Telefonda Neden ALO Deriz?

Cuma, 02 Oca 2009 yorum yok

Telefonu açışımızda kullandığımız “Alo” sözcüğünün Allessandra Lolita Oswaldo isimli kişinin kısaltılmış adı olduğunu biliyor muydunuz?

Peki, neden bir başkasının değil de Allessandra Lolita Oswaldo’nun ismi?

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Sivrisinekler İnsanı Neden Sokar?

Cuma, 02 Oca 2009 yorum yok

Dünyada yaklaşık üç bin sivrisinek türü olduğu bilinmektedir. Bunların çoğu insana saldırmaz. Zaten aksi olsaydı dünyanın her yerinde bulunabilen bu yaratıklar ormanda, dağda, insan bulunmayan yerlerde yaşamlarını idame ettiremezlerdi.

İnsanların kanlarını emerek yaşayan sivrisinek türlerinin yalnız dişileri kan emer. Dişiler de insanların kanlarını kendi yumurtalarını üretebilmek için protein sağlayabilmek amacıyla emerler. Birçok cinste dişi sivrisinekler en azından ilk yumurtalarını kana ihtiyaç duymadan üretebilirler, fakat sonraki yumurtaları için kana ihtiyaçları vardır. Bulabildikleri her canlının kanını emerler, hatta deniz yüzeyine gelen balıklar bile ellerinden kurtulamaz.

devamını oku…

mum