arşiv

‘Dökümanlar’ kategorisi için arşiv

Ankara'nın Tarihi Hakkında Bilgi

Cuma, 30 Ara 2011 yorum yok

Ankaranın Tarihi
Ankara, 3000 yıl kadar önce kurulmuştu. Galatlar bu kente, “durduran, yol kesen” anlamına gelen Ankyra adını verdiler. Bu deyim daha sonra gemicilikte kullanılarak gemi çapası (Anchor) anlamını aldı. Deyimin, bugün Kale’nin bulunduğu kayalık alanın konumu yüzünden düşünüldüğü anlaşılmaktadır.

Bir de Engürü vardır Ankara’nın isimleri arasında. Söylenceye göre bu adın aslı Farsça “üzüm” sözcüğünün karşılığı olan “Engür”dür. Engürü adı da, bir zamanların bağlık bahçelik Ankara’sını çok güzel anlatan adlardandır. Sırası gelmişken belirtelim ki, Ankara ve çevresi üzümün anavatanıdır. En iyi şarapların da Çankaya’nın Kavaklıdere’sinde yapıldığı bilinir. Kim bilir, belki de Anadolulu Baküs Çankaya’da doğmuştur.

Ankara’nın kurucularına ilişkin iddialar bir değil, ikidir. Uzmanlar Ankara’yı ünlü bir baba oğul arasında kime mal edeceklerini şaşırırlar. Bir rivayete göre, Ankara’nın kurucusu Frig Kralı Gordios’tur. Bir rivayete göre de onun oğlu Midas’tır.

Hititler döneminde Ankara bir askeri garnizon olarak kullanıldı. Daha sonra bu alanda Frigyalılar egemen oldular ve kenti kuran da onlar oldu.

M.O. 700′den sonra kentin yeni hakimleri olarak Lidyalılar’ı görüyoruz. M.O. 547 tarihinden itibaren de iki yüzyıl kadar kent ve bölge Pers egemenliği altında kaldı.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Bunları Biliyormuydunuz – Pasaport Farkı

Cuma, 30 Ara 2011 yorum yok

Şanlı Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra, son derece üzgün ihtiyar bir Ürdünlünün, elindeki yeni Ürdün pasaportuyla İsviçre sefaretine giderek: “Herkes bu pasaportla alay ediyor Eskiden Osmanlı pasaportum varken selam dururlardı. Ben Osmanlı teb’asıyım ne olur bunu değiştirin” diye sefaret yetkililerine yalvardığını biliyormuydunuz

Categories: Dökümanlar Tags:

Karadeniz İklimi Hakkında Bilgi

Cuma, 30 Ara 2011 yorum yok

Bu iklim, asıl olarak Kuzey Anadolu Dağları’nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür. Genel özellikleri şöyledir:

– Her mevsim yağışlıdır.
– Doğu Karadeniz Bölümü’nde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 2000 – 2500 mm dir.

– Batı Karadeniz Bölümü’nde de maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 1000 -1500 mm dir.

– Orta Karadeniz Bölümü’nde ise maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın olmaktadır. Yıllık yağış miktarı 700 -1000 mm dir.

– Karadeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür.
– Yıllık ortalama sıcaklık 13-15°C’dir.
– Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6 – 7°C’dir.
– Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21 – 23°C’dir.
– Yıllık sıcaklık farkı 13 -15°C’dir.
– Tabii bitki örtüsü ormandır. Yüksek yerlerde Alpin çayır görülür.
– Kuzey Anadolu Dağları’nın güneye bakan kesimle-rinde, deniz etkisinin azalması nedeni ile yağışlar azalır ve sıcaklıklar düşer. Karasal etki görülmeye başlar. (Kastamonu, Bayburt, Gümüşhane gibi)

Categories: Dökümanlar Tags:

Türkiyenin İklimi Hakkında Bilgi

Cuma, 30 Ara 2011 yorum yok

Türkiyenin İklimi
Türkiye’de çok çeşitli iklimler görülür. İklim çeşitliliğine sebep olan faktörler şunlardır:

- Üç tarafının denizlerle çevrili olması
– Yükseltisinin fazla olması
– Ilıman iklim kuşağında bulunması
– Yer şekillerinin çeşitlilik göstermesi
– Kuzeyinde ve güneyinde dağların denize paralel uzanması

Türkiye, genelde Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Çünkü, ülkemiz genelinde yazlar kurak, kışlar yağışlı geçer. Ancak bununla beraber, birbirlerinden belirgin farklarla ayrılabilen karasal ve Karadeniz iklimleri de etkili olmaktadır.

TÜRKİYE’DE İKLİM ELEMANLARI

A. SICAKLIK
Türkiye’de sıcaklık, kıyılarda enlem farkına, iç kesimlerde ise denizden uzaklık, yükselti, yer şekilleri gibi faktörlere bağlı olarak değişir.

1. Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı
– En düşük ortalama sıcaklıklar, Kuzeydoğu Anadolu’da görülür.
– En yüksek ortalama sıcaklıklar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin güneyi ile Akdeniz kıyılarında görülür.
– En düşük sıcaklık ile en yüksek sıcaklık arasındaki fark 8°C den fazladır.
– Sıcaklık genelde güneyden kuzeye gidildikçe azalmaktadır.

2. Temmuz Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı
– Temmuz ayında en düşük sıcaklık, Kuzeydoğu Anadolu, Karadeniz kıyıları ve Marmara’nın kuzeyinde görülür.
– Bu ayda en yüksek sıcaklıklar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülür.
– Temmuz ayında bugüne kadar ölçülmüş en yüksek sıcaklık değeri 46,5°C ile Ş. Urfa iline aittir.

3. Ocak Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı
– Ocak ayında, bölgeler arasındaki sıcaklık farkı, Temmuz ayına oranla daha fazladır.
– En düşük sıcaklıklar, Kuzeydoğu Anadolu’da görülür.
– En yüksek sıcaklıklar Akdeniz kıyı kesiminde görülür.
– Ocak ayında bugüne kadar ölçülmüş en düşük sıcaklık değeri -43,2 °C ile Ağrı iline aittir.

Türkiye’de günlük ve yıllık sıcaklık farkları kıyı bölgelerimizde az, iç bölgelerimizde fazladır. En az yıllık fark Doğu Karadeniz kıyılarında görülür. (15 – 16°C). En çok yıllık fark ise, Kuzeydoğu Anadolu’dadır. (Erzurum’da 27°C, Kars’ta 29°C, Ağrı’da 31 °C)

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Rüzgarlar Hakkında Bilgi – Rüzgar Çeşitleri Nelerdir

Cuma, 30 Ara 2011 yorum yok

Rüzgar Nedir
Yüksek basınçtan alçak basınca doğru olan hava hareketidir. Birbirine yakın iki merkezde sıcaklık farkı oluşması durumunda görülecek ilk olay rüzgarın esmeye başlamasıdır.

Rüzgarın Hızında Etkili Olan Faktörler:
1) Basınç merkezleri arasındaki yatay uzaklık: İzobarların sık geçtiği yerde yatay uzaklık azdır. Bu sebeple sürtünme ile hız kaybı da azdır. Bundan dolayı izobarların sık geçtiği yerde rüzgarın hızı fazla iken , izobarların seyrek geçtiği yerde hız azdır.

2) Yer şekilleri: Yer şekilleri rüzgara yön verirken , aynı zamanda hızını da etkilerler.
Örnek: Engebeli bir alanda rüzgarın hızı azalır.

3) Dünyanın ekseni çevresindeki hareketi: Dünyanın dönüş hızının arttığı alanlarda rüzgarın hızı daha azdır. Dönüşten kaynaklanan savrulma sebebiyle.

4) Basınç farkı: Basınç farkı arttıkça rüzgarın hızı ve şiddeti de artar.
* Rüzgarın hızını ölçen alete anemometre denir.
* Rüzgarın hızı arttıkça;
– İç ısısı düşer ve soğuk rüzgar halini alır.
– Geçtiği yerlerin sıcaklığını düşürür.
– Buharlaşmayı arttırır. Havanın nem açığı büyür.
– Erozyonu arttırır.
devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

İstanbulun Fethi Hakkında Bilgiler

Perşembe, 29 Ara 2011 yorum yok

Yüce Rasülümüzün müjdesi olarak gerçekleşmiş, İstanbul’un Fethi’nin yıldönümünü her yıl aşk ve heyecanla yaşıyoruz. Bu büyük olayı sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için, Hicreti, Peygamber Efendimiziin konu ile ilgili müjdesini ve İslam Tarihi’ni çok iyi bilmek gereklidir.

Güzel İstanbul’umuz Fetihten önce 22 kere kuşatılmış, bu kuşatmanın 11′i Müslümanlar, 11′i ise, diğer kavimler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu büyük müjdeden 1453′e nasıl gelinmiştir? Önce bunu değerlendirmeye çalışalım:
Mekke’den Medine’ye Hicret’i sırasında, tüm Medineli Müslümanlar Yüce Rasülümüze kucak açmışlar, bir yandan “Ay doğdu üzerimize Veda Tepesi’nden…” diye ilahiler okurken, bir yandan da, herbiri kendi evlerinde misafir etmek istemişlerdi. Peygamber Efendimiz de hiç kimseyi kırmamak için “devesinin çöktüğü yerde” misafir olmak istediğini belirtmişti. Devesi “Ebu Eyyub el-Ensarî” (Halid bin Zeyd) isimli fakir bir sahabenin evinin önünde çökmüş ve bu büyük sahabe, Efendimizi 7 ay evinde misafir etme şerefini elde etmişti.

Başta Ebu Eyyub el-Ensarî olmak üzere, Müslüman toplumlar Peygamber Efendimiz’in şu müjdesi ile heyecanlanmışlar ve bu müjdenin muhatabı olmak için harekete geç-mişlerdi: “İstanbul mutlak fethedilecektir. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.” Sahabe ve Müslümanların içine, şehirler dilberi “İstanbul sevdası” düşmesinin asıl sebebi işte bu müjdedir.

İlk sefer, Hazreti Osman zamanında yapıldı. Hz. Osman, bir komutanı başkanlığında bir donanmayı Bizans’a gönderdi. Bu sefer ile, hem Bizans donanmasına büyük kayıplar verdirdi, hem de bu sefer İstanbul deniz yollarının Müslümanlara açılmasını sağladı.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Deprem Türleri Nelerdir – Depremin oluş nedenleri nelerdir

Perşembe, 29 Ara 2011 yorum yok

Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km. kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.

Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto’nun altındaki çekirdeğin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Manto genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır.
Taşkürenin altında astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır.Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok “Levha”lara bölünmektedir. Üst Manto’da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe taş yuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.

Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto’ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay tatkürenin altında devam edip gitmektedir.
devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Batıl İnanç Nedir – Batıl İnanç Çeşitleri Nelerdir

Perşembe, 29 Ara 2011 yorum yok

Batıl İnanç NedirBatıl İnançlar
İlk çağlardan beri her toplumdan insanlar gerçeklik payı olmayan, korkuları, çaresizlikleri, eski gelenekleri gereği genellikle doğa üstü olan olaylara inanırlar. Bu inançlar batıl inançlar olarak isimlendirilir. Çoğu psikolojik olarak bu tür inanışların negatif etkisine maruz kaldığı için doğruluğuna ve bu tür batıl inançlara daha içten bir şekilde inanırlar.

Bana soracak olursanız batıl inançların özünde yatan; topluma, bireylere bazı bilinmesi gereken şeyleri öğretmeyi korkutarak sağlamaktır. Aşağıdaki çoğu batıl inançlarda bunu görebilirsiniz. Örneğin Hıristiyanlıkta olan siyah kedi, süpürge, 13. Cuma gibi batıl inançlar Avrupa’nın paganizmi unutturma çabalarından kaynaklanmaktadır. Örneğin Anadolu’da yaygın olan batıl inançlarda ise yine öğretiler söz konusu olabilmektedir. Elektriğin yaygın olmadığı dönemlerde geceleri yapılan tırnak bakımı karanlık neticesinde hoş olmayan sonuçlar doğurabiliyordu. Dolayısı ile geceleri tırnak kesmenin hoş olmadığı farklı bir yöntemle bireylere anlatılıyor. Örneğin bıçak hediye edilmesi konusundaki batıl inanç eskiden krallıkların birbirleriyle savaşmadan önce birbirlerine bıçak göndermeleriyle ilgili olabilir. Bu savaşın sebebi bile sayılabiliyormuş.
devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:

Kanyon Nedir – Kanyon Hakkında Bilgi

Perşembe, 29 Ara 2011 yorum yok

Kanyon;güçlü ırmakların kireçli olmayan bölgelerde kazdıkları derin vadileri belirtir. Kanyonların kenarları çok sarp boğazlar biçiminde ortaya çıkar.kayaların kenarları aşındırmaya karşı gösterdikleri dirence bağlı olarak çeşitli şekiller alır.

Bunlar çıkıntılı bölümler, basamaklar ve düz etekler şeklindedir. Kanyonların dibinde alüvyonlu ve kumlu çökelti bulunmamaktadır. Çünkü çok dar olan su yatağında seller tarafından süprülürler. Ülkemizdeki kanyonların en ünlüsü hepimizin bildiği Saklıkent kanyonudur. Fethiye civarında bulunan Saklıkent kanyonu kenarları yüksek derin bir vadi görünümündedir. Giriş kısmına yapılan köprü kanyonun belli bir bölümünü görme imkanı vermektedir. Çevre düzenlemesi iyi yapılmış olan bu kanyon turistlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Diğer ülkelerdeki kanyonların en ünlüsü binlerce yıl süreyle ırmak tarafından kazınmış Colaradodaki (ABD) büyük kanyondur.

Dağ sıralarının üzerindeki tepeler ve dik yamaçların görkemli görüntüsü ıssız bir gölü andıran kanyon oluşumu, dayanıklı yamaçların arasında ırmakların hızla gömülmesi sonucu meydana gelir. Kanyonlara deniz diplerinde de raslanır ve deniz kanyonu diye adlandırılır. Bunlar çok derinlerde gene kenarlan çok dik ve kıvrımlı deniz altında kalmış ırmak vadileridir.

Categories: Dökümanlar Tags:

Bulutlar Hakkında Bilgi – Bulutlar Nasıl Oluşur

Perşembe, 29 Ara 2011 yorum yok

Bulutların Oluşumu
Bulutlar, serbest atmosferde buz kristalleri ve su damlacıkları gibi parçaların bir araya gelmesiyle oluşur.
Bunun için, yeryüzünün dengesiz bir biçimde ısınmasıyla ya da başka nedenlerle yükselen havanın soğuyarak yoğunlaşması gerekir.
Bulutlar, yeryüzüne ulaşan güneş enerjisini ve yeryüzünden uzaya geri yansıyan enerji miktarını düzenleyerek iklim üzerinde önemli rol oynar.
Bulutlar, gökyüzünde bulundukları yükseklik, yapıları ve içeriklerine bağlı olarak enerjiyi farklı biçimlerde düzenlerler.
Söz gelimi, bir bulut tipi yeryüzünden yansıyan enerjiyi yeryüzüne geri yansıtarak sıcaklığı tutarken; bir başka bulut tipiyse güneş ışınlarını yansıtarak yeryüzünün ısınmasını engelleyebilir.
Örneğin, bulutsuz gecelerde havanın başka  zamanlara göre çok daha soğuk olduğunu farketmişsinizdir.
Bulutların yalıtıcı etkisi olmadığı için, böyle gecelerde yeryüzünden çok daha fazla enerji uzaya geri yansır.

Bulutların Sınıflandırılması
Bulutların sınıflandırılmasında kullanılan ölçütlerden biri, bulut tabanının yeryüzünden yüksekliğidir.
Yeryüzünden yükseltilerine göre üç farklı bulut tipi vardır.
Yüksek bulutların tabanı, yeryüzünden 6000 m ve daha yukarıda bulunur.
Orta yükseklikteki bulutların tabanı yerden 2000 – 6000 m; alçak bulutların tabanıysa en çok 2000 m yüksekliktedir.

devamını oku…

Categories: Dökümanlar Tags:
mum