ana sayfa > Dökümanlar > Hayvan kaçırtan sanal yangın cihazı

Hayvan kaçırtan sanal yangın cihazı

Cuma, 11 Kas 2011 yorum ekle yorumlara git

NTV’nin düzenlediği Türk Mucit yarışmasına katılıp, jüri tarafından elenen projelerden biri olan “Sanal Yangın Cihazı”, hayvanların istenmeyen yerlere yaklaşmasını önlüyor. Feyzi Kaya ve Mustafa Gülbay adında iki mucidin geliştirdiği bu proje, söz konusu yarışmada elenmesine karşın, Türk Patent Enstitüsü’nden (TPE) “Şekli Uygunluk Belgesi” aldığı gibi, TÜBİTAK’tan kaynak tahsisine uygun görüldü.
Feyzi Kaya ve Mustafa Gülbay’ın geliştirdiği Sanal Yangın cihazı, TPE’nin inceleme sonuçlarına göre dünyada benzeri olmayan bir buluş. Bu buluş başta bağ, bahçe, meyve ağaçları ve arı kovanlarının bulunduğu yerlerde, meyve ve arıları yiyerek beslenen kuşlar ve diğer omurgalı hayvanların vereceği zararlar ile yabani omurgalı hayvanların taşıdıkları mikropları evcil hayvanlara bulaştırmaları sonucu ortaya çıkacak hastalıkları (kuş grubu vb gibi) daha oluşmadan bertaraf edilmesini amaçlıyor. Buluş ayrıca kuşların çatılar, balkonlar, hava alanları, elektrik kablo ve trafoları, fabrikalar vb gibi yerlere yaklaşmalarını engellemeyi hedefliyor.
CİHAZIN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ
Mustafa Gülbay, cihazının çalışma prensipleri ve hangi enerji türünden yararlandığı konularında şu bilgileri veriyor: “Plastik ve/veya polyester küre üzerindeki kütük aynalara, gündüz günün değişik zamanlarında, değişik açılarla çarpan ve yansıyan güneş ışınlarının ateşin cisimleri yakarken çıkardığı düzensiz devinen (hareket eden) alev, şimşek çakması ve yıldırım düşmesi gibi sanal yangın kaynağı görüntüsü oluşturulması esasına dayalı olan bu buluş, doğal hava akınımın (rüzgârın) döndürdüğü Rüzgâr Vantilatörüyle çalışan bir cihazdır.”
Cihazın gece de etkin olacağını açıklan mucitler, iki yeni model üzerinde yaptıkları çalışmaların son aşamaya geldiğini söylüyor ve cihazlarının uygulamaya girdiği anda bahçelerin çevresine tel örgü çekmeye ihtiyaç kalmayacağına dikkat çekiyor.
TARİM ÜRÜNLERİNİN %40’INI KURTARACAK
Çevreye ve hayvanlara hiçbir zarar vermeyen bu cihazın bulunduğu nokranın çevresindeki en az yaklaşık 5.000 m’lik alana hayvanların yaklaşmasını önleyeceğini söyleyen mucitler, cihazın yalnızca gündüz etkin olanının yaklaşık 150 ile 200.-YTL’ ye mal olacağını, gece de etkin olacak modelin maliyet hesaplamalarını daha tam olarak yapmadıklarını bildiriyor.
Son yıllarda yapılan istatistiksel çalışmalara göre, Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin, yaklaşık %40’ı üretici toplamadan, kuşlar başta olmak üzere, sincap, domuz, kirpi, tavşan v.b. gibi omurgalı hayvanlar tarafından yeniyor. Bu durum, hayvanlarla mücadelenin ekonomik önemini ortaya koyuyor.
Bugün kuşlarla mücadelede kullanılan yöntemlerden bazıları şöyle: Ses teknolojisi ile çalışan sonik ve ultrasonik cihazlar, lazer tabancası uygulaması, hologram yanardöner şerit uygulamaları, sürüldüğü alanlarda kuşların konması halinde onlara rahatsızlık veren, uzaklaşma isteği uyandıran jöleler, koku ve tat alma duyularına hitap eden diğer ürün ve cihazlar, ağ benzeri fiziksel mücadele araç ve yöntemleri. Bu ürünlerin tamamına yakını ne yazık ki ithal ediliyor. Korunmak istenen alana yaklaşması istenmeyen hayvanlar ile mücadelede, bugüne kadar yoğun olarak kullanılan ses teknolojisi ile çalışan son derece pahalı, insanın algılayamadığı frekansta sesler yayan ultrasonik ve insanı rahatsız edecek boyutta gürültü kirliliğine yol açan yüksek frekanslı sesler yayan sonik cihazlar yetersiz kalıyor. Bunun nedeni, ses teknolojisi ile çalışan sonik ve ultrasonik cihazların takıldığı mekânda %01 de olsa duyma özürlü canlıların olabilmesi, dolayısıyla cihazın, bu duyma özürlü canlıya etki etmemesidir. Oysa Kaya ve Gülbay’a göre Sanal Yangın Cihazlarında böyle bir sorun yaşanmıyor. Çünkü sağır bir hayvan hayatta kalabilir, ama köstebek ve yarasa dışında kör bir hayvan hayatta kalamaz. Bu nedenle korunmak istenen alana yaklaşması istenmeyen hayvanlar ile mücadelede görme duyusuna hitap eden, yangın olduğu görüntüsünü (imajını) yaratan Sanal Yangın Cihazları, ses, koku ve tat alma duyularına hitap eden diğer ürün ve cihazlar ile jöle ile ağ benzeri fiziksel mücadele yöntem ve araçlarından daha avantajlıdır. Gülbay, kendi cihazlarının doğa ile uyumlu, mücadele edilen canlıya hiçbir zarar vermeyen ve kesin sonuç alınmasını garantileyen bir cihaz olduğunu ileri sürüyor.
Mustafa Gülbay’ın verdiği bilgiye göre korkutucu sesler yayan sonik ve ultrasonik cihazların etkili olabilmesi için 3 ile 15 günlük bir süreye ihtiyaç vardır. Ayrıca bu cihazların 24 saat çalışır konumda tutulmaları gerekir.
Oysa Sanal Yangın Cihazları doğal hava akımı gücüyle çalıştığından kurulduğu anda etkili olabilir.
Her canlı, yuvası, yumurtası veya yavrusu bulunan alanlardan, ne yapılırsa yapılsın kolay kolay uzaklaşmaz. Yeni yetişen yavrular sonik ve ultrasonik cihazdan çıkan seslere bağışık olarak büyürse, doğayı ve sesleri tanımadıkları ve bu seslerden etkilenmedikleri için bulundukları mekânı terk etmezler. Bu durumda söz konusu alandaki yuvalar, barınaklar mutlaka bozularak temizlenir. Örneğin kuşlar, ultrasonik cihazdan çıkan rahatsız edici sesleri duymayacağı bir gedik veya girinti bulduğu noktalarda saklanıp gizlenebilir. Oysa Sanal Yangın Cihazlarının konulduğu alanda yangın var imajı yaratması sebebiyle, kuşlar bu alanlara asla yaklaşamazlar. Lazer tabancasının da 500 metre çapındaki etki mesafesi içinde birçok kuş türünde etkili olduğu, gürültü kirliliği yaratmadığı ve kimyasal içermediği için cazip olduğu söylense de, bunlar akşam gün batımı ve sabah gün ağardığı saatlerde etkilidir. Ne var ki parlak ve açık günlerde lazer ışığının görünürlüğü azaldığından etkili olamıyor.
CİHAZIN DÜNYADA. BAŞKA ÖRNEĞİ YOK!
Bu cihazın dünyada başka örneği olmadığını söyleyen Mustafa Gülbay, patent başvurusundan önce yaptıkları araştırmalar sırasında bu cihaza yakın sayılabilecek tek cihazın İsrailli bir firma olan DIM ARIZOT LTD tarafından geliştirildiğini keşfetmiş. Bu firmanın kuşları kaçırmak amacıyla geliştirdiği cihaz, ileri teknoloji kullanılmasına karşın periyodik bir çalışma prensibi içeriyor. Bunun sakıncası hayvanların periyodik bir devinime karşı zamanla şartlı refleks geliştirmeleri. İnsan ile hayvan arasındaki en temel farklılıklardan birinin insanlardaki çok gelişmiş ritim duygusu olduğunu belirten mucitler, hayvanların düzensiz devinime karşı şartlı refleks geliştiremediklerini böylece Sanal Yangın Cihazları’nın sanal yangın kaynağı yaratılması esasına dayalı olduğu için hayvanları korkuttuğuna işaret ediyor. İlave bilgi için e-posta sanalyangin@gmail.com.
(Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknik Dergisinden alıntıdır!)

youtube dan izlemek için : http://www.youtube.com/watch?v=I9ALvDyeK00

Categories: Dökümanlar Tags:
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok
yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız
mum